OYUNBAZ HAVALAR: MELBOURNE MEVSİM DOSYASI


Merhaba güzel insanlar, bugün size Melbourne'ın dillere destan ikliminden bahsetmek istiyoruz. Dünya genelinde "Bir günde dört iklim" mottosu ile tanıtılan bu güzide iklimimizi biraz yakından inceleyelim.

Öncelikle hava koşulları değişkenliğini ve hırçınlığını okyanusa borçlu, çünkü coğrafik konumundan dolayı Melbourne'da okyanus iklimi yaşanıyor. Bunun yansımalarına gelecek olursak; hava sıcaklığı bir anda düşüp yükselebiliyor, yağmur yağarken güneş açabiliyor, ya da ortalık süt limanken bir anda fırtına kopabiliyor. Dolayısıyla yılın bazı günleri, yazları kurak ve sıcak kışları ılık ve yağışlı ülkenizi mumla arayabiliyorsunuz :)

Aradığınız her mevsimi bulabilirsiniz!

Peki sıcaklık ve soğukluk uç noktaları, rekorlar kaç derece? Şu ana kadar kaydedilmiş en yüksek sıcaklık 46,4 °C ve 7 Şubat 2009 tarihinde görülmüş. Şu ana kadar kaydedilmiş en düşük sıcaklık ise −2,8 °C olup 21 Temmuz 1869 tarihinde görülmüş. Bu arada Avustralya güney yarımkürede yer aldığı için Türkiye'de yaz mevsimi yaşanırken, burada kış mevsimi yaşandığını hatırlatalım :)

Kış Ayları

Eğer Türkiye'den Melbourne'a taşınırsanız emin olun ki kışları seveceksiniz. Burada kışlar genel olarak yağışlı, rüzgârlı ve serin geçiyor. Sıcaklık nadiren sıfırın altına iniyor, hatta öğle saatlerinde genellikle 15 °C civarında seyrediyor. Güneşli günlerde ince ceketlerle bile gezebiliyorsunuz. Yalnız kimi Aussie dostlarımızın kısa kollularla şortlarla gezmesine aldanmamakta fayda var. Bünyeden bünyeye fark ediyor ancak siz yine de yanınıza kalın bir şeyler almadan dışarı çıkmak gibi bir hata yapmayın. Ayrıca, çantanızda her daim şemsiye ya da yağmurluk bulundurmanın zaruri olduğunu söylememize gerek bile yok.

Bahar ve Sonbahar Ayları

Bahar aylarının yaz ve kışa oranla daha dengeli gittiğini söyleyebiliriz. Yazdan çıktığımız ilk iki ay (Mart, Nisan) sıcaklık 25-30 derecelerde seyredebilir ancak nisan ortaları itibariyle 20-25 derecelere iniyor. Özellikle mart ayında yağışlı ve rüzgârlı gün sayısı az oluyor, insan gibi yaşadığımızı hissediyoruz.

Yaz Ayları

İddia ediyoruz ki her hafta, genellikle 2-3 gün hariç yaz mevsimine girdiğinizi anlamayacaksınız bile. Çünkü geri kalan günlerde sıcaklıklar 15-20 derece dolaylarında seyredecek. Peki haftanın 2-3 günü yaz mevsimi yaşadığınızı anlayacak mısınız? Maalesef anlamaktan da ötesini yaşayacaksınız, güneş gözünüze gözünüze girecek, sizi balmumu gibi eritecek. Evet, yazları haftanın belli günleri sıcaklık 35-40 dereceye varacak ve size magmadaymışçasına ürkütücü hisler yaşatacak. Ezkaza, bu illet günlerde dışarı çıkmak gibi bir ahmaklık yaparsanız ki biz yaptık, ne demek istediğimizi çok iyi anlayacaksınız. Hayat ağır çekimde akmaya başlayacak. Hareketleriniz yavaşlayacak, yüzünüz acımaya başlayacak, susuzluktan ağzınız diliniz kuruyacak... Gölgeden yürüseniz bile göreceksiniz ki gölge gölgelikten çıkmış. Yine en iyisi süpermarketlerin dondurucu ürünler reyonunda birkaç tur atmak...

Ölümüne güneşlenme keyfi!

Yani biraz abartıyor gibi dursak da emin olun Melbourne'in sıcağı bir başka sıcak... En temizi sıcaklık 30 derecenin üzerine çıktığında evden kafanızı dahi uzatmamak. Bir defasında, sıcaklık 38 derece iken denize gitme hatası yaptığımız için artık bu konuda çok kesin konuşabiliyoruz... İşin garibi, biz sıcaktan yüz felci ya da kalp krizi geçirmek üzereyken, Aussie dostlarımız cilt kanserine nanik yaparcasına kumsalda sere serpe yatıyor, bana mısın demiyorlardı. Gören de zanneder, kim daha çok ıstakoza benzeyecek müsabakası düzenlendi. Her neyse, aman siz böyle delilikler yapmayın, sıcakta serçe parmağınızı bile dışarı çıkarmayın.

Ozon Deliği Meselesi

Ozon deliğinin Avustralya kıtasına denk geldiği konusundaki söylentileri mutlaka işitmişsinizdir. Peki bu konunun aslı nedir, sizler için araştırdık...

Bildiğiniz üzere cilt kanseri çok büyük oranla ultraviyole ışımalara maruz kalınması sonucunda ortaya çıkıyor. Avustralya'da görülen cilt kanseri vakalarının %95'inin sebebinin ultraviyole ışımalar olduğu tespit edilmiş. Dahası, Avustralya kıtasının üzerine denk gelecek şekilde, orta enlemlerde ozon tabakasında normalin üzerinde bir incelme olduğu da ne yazık ki bir gerçek. Dolayısıyla, Avustralya'da gün ışığına çıktığınızda daha fazla ultraviyole ışımaya maruz kalıyorsunuz.

Ozon tabakası, 1960'lardan itibaren incelmeye başlamış olup yıpranma oranının %5-%9 arasında olduğu ölçülmüş. Ozon deliği fenomeni ise Antarktika üzerindeki ozon tabakasının incelmesi sebebiyle ortaya çıkıyor. Yani Avustralya üzerinde bir delik yok! Ancak daha önce de belirttiğimiz gibi ozon tabakasında yıpranma ve incelme söz konusu. Bilim adamları Montreal Protokol'üne uyulması durumunda, ozon tabakasının 2050-2065 yılları arasında, 1980 öncesi seviyelere dönebileceğini öngörüyor.


Yazılarımızı beğeniyorsanız ve bizi daha fazla yazmak için motive etmek istiyorsanız lütfen yorum yapmayı ve paylaşmayı ihmal etmeyiniz :) İlginiz ve zamanınız için teşekkürler...