AVUSTRALYA'NIN ENDEMİK HAYVANLARI


05.07.2017

Merhaba, bu yazımızda Avustralya'nın gerçek yerlilerinden, kıtaya özgü sevimli dostlarımızdan bahsetmek istedik. Süper kıta Pangea'nın ayrılması ile başlayan yaklaşık 175 milyon yıllık izolasyonun sonucunda, Avustralya kıtası kendine has bir fauna geliştirmiş oldu. Avustralya 378 memeli, 828 kuş, 4000 balık, 300 sürüngen, 140 yılan, 2 timsah ve 50 deniz memelisi türüne ev sahipliği yapıyor. Adada yer alan hayvan ve bitkilerin %80'e yakını, dünyanın başka bir yerinde bulunmuyor. Bu şirin arkadaşlarımızdan en popüler olanlarına biraz daha yakından bakalım.

Koala

Koala, Avustralya'nın güney ve doğu kıyılarında bulunan, kaşık şeklindeki burnu ve kabarık tüylü kulakları ile kolayca ayırt edilebilen bir memeli türüdür. Boyu 60-85 cm, kilosu 4-15 kg arasında olan koala, düşük kalorili okaliptüs yaprağına dayalı diyeti nedeniyle günün 20 saate yakınını uyuyarak geçirir.

Enerji kaynağı sınırlı olduğu için ufak bir beyne sahip olan koala ikamet etmek için okaliptüs ve benzeri ağaçları tercih eder ve ağacın dallarına hiçbir zaman ayrılmak istemiyormuşçasına sarılır.

Sosyal bir hayvan olmayan koala, eğer konuşabilseydi onu mıncıklamak için yanıp tutuşan biz insanlara muhtemelen bir İngiliz aristokratı soğukluğuyla "Lütfen beni ağacımla yalnız bırakır mısınız beyefendi/hanımefendi" derdi. O da bu kadar yumoş ve pofuduk olmasaydı ama değil mi :)

Kanguru

Avustralya'nın dünya markası nedir derseniz adını sitemize de vermiş olan kanguruyu işaret ederiz. Öyle ki Avustralya denilince zihnimizde güçlü geniş arka ayakları olan, kaslı uzun kuyruğu ile denge kuran ve minik sevimli yüzü ile masum masum etrafına bakan kanguru görüntüsü canlanır. Gerçek olamayacak kadar ilginç bir anatomisi olan kanguru, kesesinde yavrusunu taşıyabilmesinden olsa gerek (Eğer dişi ise) insanda garip bir yakınlık uyandırır. İnternette sık sık rastlayabileceğiniz bir mit olan ve kanguru isminin yerel dilde "Seni anlamıyorum" anlamına geldiğini iddia eden hikâye doğru değildir ve 1971 yılında yerel halk ile görüşmeler yapan John B. Haviland isimli dilbilimci tarafından çürütülmüştür.

Kangurunun yanı sıra "Wallaby" ve "Wallaroo" isimlerini de duyabilirsiniz ki bunlar genel olarak boyutlarına göre farklı adlandırılmış ancak kanguru ile aynı taksonomik grupta yer alan keseli memelilerdir. Wallaby en ufak boyutlu olanı olup, boyu 45-105 cm arasındadır. Kıyaslayabilmek için, erkek yetişkin bir kangurunun boyunun neredeyse 2 metreye ulaşabileceğini söyleyebiliriz.

Kangurular otoburdur ve 10+ üyeden oluşan gruplar hâlinde yaşarlar. Kızgınlık dönemine giren dişi, erkeğe birtakım işaretler verir ve erkek de dişinin idrarını koklayarak kızışıp kızışmadığını anlar. Erkek dişiye yaklaşır, eğer dişi kaçmıyorsa çiftleşme tamamlanır ve ardından erkek başka dişilere yönelir dolayısıyla kangurular tek eşli değildir.

Eğer kanguruyla ilgileniyorsanız, internette bir sürü kanguru kavgası videosu olduğu dikkatinizi çekmiştir. Çok kavgacı bir tür olan kanguru, dişiye ulaşmak ve sınırlı su kaynakları için kavga eder. Kavga onlar için bir yaşam biçimi olup ritüelleşmiştir, uzun süre yumruklar tekmeler havada uçuşabilir. Öyle ki boks sporunu onlar keşfetmiş bile olabilir.

Kangurudan bahsederken sözlerimize dikkat etmemiz yararımıza olacaktır, ne de olsa kaslı ve kalın kuyruğu ile dengede durarak iki arka ayağı ile uçan tekme atabilen bir canlıdan bahsediyoruz. Kanguru insana karşı genellikle barışçıl olmasına rağmen, tehlike altında hissederse saldırıya geçebilir. Nitekim insana saldıran kanguru haberleri azımsanacak seviyede değildir.

Artan kanguru nüfusunun vahşi yaşamı ve otlakları tehdit etmesi sebebiyle her yıl belli sayıda kanguru Avustralya devleti tarafından sistematik bir soykırıma uğruyor. Öldürülecek kanguru sayısının 2017 için 1 milyona ulaşacağı söyleniyor. Son olarak kanguru eti yenebiliyor ve marketlerde satılıyor.

Wombat

Wombat kısa bacaklı, uzunluğu 1 metreye ulaşabilen, minik kuyruklu, daha çok Avustralya'nın güney doğusunda yaşayan tüylü ve oldukça sevimli otçul bir memelidir.

Koalanın en yakın akrabası olan wombatın kesesinin ağız kısmı arkaya (poposuna doğru) dönüktür, bu sayede kesesini kirletmeden dişleri ve pençeleri ile geniş tüneller kazabilir.

Geceleri otlayan ve metabolizması çok yavaş olan wombatın besinleri sindirmesi 8-14 gün sürer ve bu adaptasyonu onun kurak coğrafyalarda hayatta kalmasını sağlar. Kendisi yazımızın ilerleyen bölümlerinde bahsedeceğimiz Dingo ve Tazmanya Canavarı tarafından avlanır.

Wombat, Victoria eyaleti haricindeki her yerde koruma altına alınmıştır. "Northern hairy-nose" wombatı nesli tükenen hayvanlar arasındadır ancak son dönemde avcıların kontrol edilmesi ile sayıları artmaktadır.

Tazmanya Canavarı

Çizgi filmdekinin aksine ufak tefek, cılız bir etçil olan tazmanya canavarı geçmişte Tazmanya adasının yanı sıra Avustralya kıtasında da yer alıyorken, artık sadece Tazmanya adasında bulunuyor.

Her ne kadar ufak bir köpek boyutunda olsa da, kendisi en büyük keseli etçil ünvanına sahiptir ve leş yemeyi sever. Tazmanya canavarı da tek eşli değildir, 2 yaşına gelen dişilerin %80'i çiftleşme sezonundan hamile olarak çıkar.

1990'lı yıllarda ortaya çıkan bir tümör sebebiyle tazmanya canavarı nüfusu azalmaya başlamış ve 2008 yılında nesli tükenmekte olan hayvanlar arasına girmiştir.

Dingo

Dingo Avustralya'ya özgü bir vahşi köpek türü olup aynı zamanda karasal alanda kıtanın en yaygın avcısıdır.

Dingo; kanguru, tavşan, fare gibi vahşi hayvanları avladığı gibi çiftliklere girerek besi hayvanlarına da saldırabilir, bu nedenle çiftçiler dingoyu bir çeşit musibet olarak görürler. Dingonun atasının yaklaşık 5000 yıl önce Endonezyalı denizciler tarafından Avustralya'ya getirildiği düşünülmektedir.

Dingoyu evcil köpekten ayıran iki özellik vardır, birincisi evcil köpekler yılda iki kere çiftleşirken dingo yılda bir kere çiftleşir, ikincisi ise dingonun havlamak yerine ulumasıdır. Dingo her çeşit ortama uyumludur; dağlık, ağaçlık, tropik ve ormanlık alanlarda yaşayabilir.

Dingonun tek başına gezdiği görünse dahi, pek çoğunun sosyal olarak bir sürünün üyesi olduğu bilinmektedir. Dingo insanlara karşı genelde utangaçtır ancak yavru iken alınır ve çok sıkı bir eğitimden geçirilirse evcilleşebilir. Bunun yanı sıra davranış bilimciler tarafından dingonun evcil köpeklere göre çok daha zeki olduğu düşünülmektedir.

Ornitorenk (Platypus)

Emsalsiz görünüşünden olsa gerek, Aborijinler tarafından anlatılagelen bir hikâyeye göre genç dişi ördek, erkek su faresine âşık olur ve ilk ornitorenk bu ikisinin aşkının meyvesi olarak dünyaya gelir.

Günümüzde bilinen şekliyle, ornitorenk Avustralya'nın doğusuna ve Tazmanya adasına özgü hem suda hem karada yaşayan, doğum yapmak yerine yumurtlayan, gagalı bir memeli çeşididir. Memeli hayvanlarda çok nadiren gözüken bir diğer özelliği ise, yumuşak bir deri ile kaplı olan gagasında oldukça hassas sinirler bulunmasıdır. Su altında gözleri kapalı olduğundan ve koku alamadığından, küçük hayvanların yaydığı belli belirsiz elektriksel impulsları (uyarı) gagalarındaki sinirleri kullanarak tespit eder ve bu sayede avlanabilirler.

Gerçek bir evrim harikası olan ornitorengin özellikleri bununla da bitmiyor, kendisi zehir üretebilen az sayıda memeliden biri. Şanslıyız ki zehri insanlar için öldürücü değil.

Lir Kuşu (Lyrebird)

Avustralya çok sayıda görkemli kuş çeşidine ev sahipliği yapmaktadır ve lir kuşu bunların içinde en ilginç, en popüler olanıdır.

Lir kuşu bu şöhretini doğal ve yapay sesleri birebir taklit edebilmesine borçludur. Erkek lir kuşunun açıldığı zaman liri andıran upuzun ve desenli kuyruğuna istinaden lir kuşu adını almıştır.

Lir kuşu yuvasını yere yapan utangaç bir kuş çeşididir ve tespit edilmesi oldukça zordur. Lir kuşu özellikle üreme sezonunda günün neredeyse dört saatini kendi bestelerinden ve doğada duyarak taklit ettiği seslerden oluşan şarkıları söyleyerek geçirir.

Lir kuşunu gırtlağı ötücü kuşlar arasında en karmaşık yapıda olanıdır. Hem çok sayıda farklı kuşun, hem de koala ve dingo gibi hayvanların seslerini çıkarabilir. Bunun ötesinde, öyle yeteneklidir ki ıslık, testere, araba motoru, araba alarmı, yangın alarmı, tüfek atışı, bebek ağlaması, telefon zili, köpek havlaması ve hatta insan sesini dahi taklit edebilir.


Ne yazık ki kirlilik, doğal yaşam alanı kaybı, iklim değişikliği ve istilacı türler nedeniyle pek çok yerli hayvan türü yok olma tehlikesi yaşıyor. Daha da kötüsü, nesli tükenen hayvan oranlarına bakıldığında Avustralya dünyada ilk sıralarda yer alıyor. Örneğin, Avrupalıların kıtaya yerleşmesinden bu yana tam 30 memeli türünün neslinin tükendiği biliniyor. Vahşi yaşamı korumak amacıyla kurulan parklar ve bakım evlerine rağmen, tarım alanlarının artması ve sanayi atıklarının iyi yönetilememesi nedeniyle yıkım sürecek gibi gözüküyor.