AVUSTRALYA İÇİN GENELLEME: BÖLÜM 4


13.06.2018

Bu yazı dizisinde Avustralya’yı ve yerlilerini gözünüzde daha iyi canlandırabilmeniz için kendi gözlemlerimizden yola çıkarak birtakım genellemeler ve çıkarımlar yapıyoruz.

Heyecan Var Mı Demeler

Avustralyalılar heyecanlı olup olmadığınızı ölçmeye bayılıyorlar. Hayatınızda herhangi bir gelişme olacaksa, değişik bir aktivitede bulunacaksanız ya da seyahate falan çıkacaksanız mutlaka "Are you excited?" diye soruyorlar. Hatta kendileri de sürekli bir şeylerden ötürü heyecanlılardır, içleri içlerine sığmaz... Sürekli bir yerlerden o cümle yankılanır, "I'm so excited".

Biz tabii içimizden "Yahu en fazla ne olmuş olabilir ki, bu şimdi neyin çoşkusu!?" diye düşünsek de heyecanlanmak onlar için kültürel ve sıradan bir tepki, hayatın bir parçası. Yani insan hafta sonu tatili geliyor diye de bu kadar heyecanlanmaz ki, tamam mutlaka sevinirsin falan ama biraz abartmadın mı kardeşim :) Öte yandan, "Are you excited" öyle mühim bir soru ki "Yok kardeş durumlar normal" dedin mi ruhsuz ve uyumsuz ilan edilme tehlikesi altına giriyorsun. Vereceksin coşkuyu, böyle büyük büyük sevinip kendinden geçeceksin...

Evet, çok heyecanlıyız!

Hafta Sonu Gezmeleri

Avustralyalılar için cuma ve cumartesi akşamları süslenip püslenip, maaile cümbür cemaat yemeğe çıkmak, yeni mutfaklar denemek oldukça yaygın bir davranış. Artık çekirdek aile mi olur, dedeler nineler torunlar birliği mi olur bilinmez, kim müsaitse haydi şu Vietnam restoranına baskın yapalım diyerek ortamlara girerler. Hemen hemen bütün restoranlarda BYO (Bring Your Own), yani kendin getir kendin iç kampanyası olduğundan, herkes şarabını kaptığı gibi restoranın yolunu tutar. Tatlı sohbetler, şen kahkahalar eşliğinde yemek yenir; kim bilir belki bizdeki gibi ufaklıklara "dersler nasıl, bu sene takdir var mı" diye sorulurken, yetişkinlere "yine mi birini bulamadın, yaşın kaç oldu" tadında takılınıyordur. Belki de bütün bunlar bizim hayal gücümüzden başka bir şey değildir, bilemiyoruz...

Futbol Maçları

Öncelikle, Avustralya'daki futbolun bizdeki futbol olmadığını söylemekle başlayalım. Buradaki futbol, kısaca "Footy" denilen, Rugby'ye benzeyen ancak Avustralya'ya has farklı kuralları olan bir spor. Topudur, stadyumudur, formasıdır; hepten farklı...

Futbol topu

Burada, en çok izlenilen, takip edilen, dev stadyumları olan sporumuz bu. Dolayısıyla maça gitmek ve zevk almak istiyorsanız, az da olsa kurallarını öğrenmeniz (Ne zaman gol oluyor bilseniz yeter de artar bile) ve âdet yerini bulsun diye bir takımı desteklemeniz gerekiyor. Halk futbol ligine müthiş bir ilgi gösteriyor ve genellikle maçları stadyumdan takip ediyor. "Melbourne Cricket Ground" bu stadyumların en büyüğü ve 100.000 kişi kapasitesi var.

Bizdeki gibi her takımın kendine ait bir stadyumu yok. Melbourne'de iki adet büyük stadyum, 9 adet futbol kulubü var. Örneğin, "Melbourne Cricket Ground" dört farklı takım tarafından kendi sahaları olarak kullanılıyor; bir hafta bir takım ev sahibiyken, öbür hafta diğeri ev sahibi olabiliyor. Böyle iç içe olmaya alıştıklarından, farklı takımın taraftarları arasında ne bir kavga, ne bir sataşma yaşanıyor; hatta sert bir söz, küfürümsü bir ifade bile duyulmuyor. Herkes medeni bir şekilde, kadınlı erkekli çocuklu maçını izliyor, arada üzülünce "Oooo" sesi duyuluyor, rakibe baskı yapılıyorsa "Smash it" tezahüratı yapılıyor, gol olunca zıplanıyor... Efendim bir "Fuck" bile denmiyor, olmaz ki böyle :)

NOT: Melbourne'e ayak basar basmaz fanatik bir Aussie arkadaşımız tarafından cebren Richmond takımının taraftarı yapıldık. Eşim ciddi ciddi havaya girdi ve takımı sahiplendi; maçlara gitti, bütün kış takımın atkısını takıp gezdi. Hemen hemen bütün footy takımlarının bir takma adı var, Richmondunki de "Tigers". Bir süre sonra, atkıyı fark eden taraftarların "Go Tiges!" diye bağırarak eşimle selamlaşması bizim için sıradan bir olay hâlini almıştı. Ve bir mucize gerçekleşti, Richmond 37 yıl sonra şampiyon oldu.


Yazılarımızı beğeniyorsanız ve bizi daha fazla yazmak için motive etmek istiyorsanız lütfen yorum yapmayı ve paylaşmayı ihmal etmeyiniz :) İlginiz ve zamanınız için teşekkürler...