AVUSTRALYA İÇİN GENELLEME: BÖLÜM 3


27.04.2018

Bu yazı dizisinde Avustralya’yı ve yerlilerini gözünüzde daha iyi canlandırabilmeniz için kendi gözlemlerimizden yola çıkarak birtakım genellemeler ve çıkarımlar yapıyoruz.

Hâl Hatır Sormalar

Avustralya'da "How are you?" sorusu bir çeşit selamlaşma gibi kullanılıyor. Herhangi bir satış ya da danışma görevlisi size ilk olarak mutlaka "Nasılsın, nasıl gidiyor, ne var ne yok" muadili bir soru sorarak söze giriyor. Artık o anki ruh hâlinize göre sadece teşekkür edip geçiştirebileceğiniz gibi isterseniz siz de "İyidir kardeş, sen ne yaptın" ya da "Ne olsun işte takılıyoruz, hayat mücadelesi... Sende ne var ne yok?" gibisinden karşınızdakini darlayabilirsiniz. Her şey serbest.

Servis ve konaklama sektöründe çalışanlar; garsonlar, satış görevlileri, baristalar, danışmanlar müşteri ilişkilerine çok önem veriyorlar. Sahte mi gerçek mi bilinmez ama hemen hemen hepsi güler yüzlü, ilgili ve sohbet etmek için can atar gibi... Saatlik ücretlerin dolgunluğunu ve (görece) rahat çalışma koşullarını dikkate alırsak, bu işin sırrı büyük ihtimalle, çalışanların hayat şartlarından şikayetçi olmamaları ve genel hatlarıyla mutlu hissetmeleri.

Çöplerimizi Topluyoruz

Avustralyalıların sevimli alışkanlıklarından biri de arkalarında çöp bırakmamaya gayret etmeleri. Eğer kâğıt ve karton ile servis edilmiş bir yiyecek-içecek söz konusuysa hemen hemen herkes masadan kalkarken çöpünü topluyor ve çöp kutusuna atıyor. Kimse erinmiyor ya da temizlik görevlisi toplasın bana ne diye düşünmüyor. Örneğin fast food restoranlarında yemeğini bitiren tepsisini toplayıp çöpünü boşaltıyor, Avm'lerin yiyecek katında masadan kalkarken karton bardaklar, plastik kaplar toplanıp çöpe atılıyor. Bunun gibi hoş hareketler birileri yapmaya devam ettikçe çoğalıyor, bulaşıyor, hayatta kalıyor. Çevrenizdeki insanlar örnek davranışlarda bulundukça, siz de bu davranışları kopyalama eğilimine giriyorsunuz. Topluma uyum sağlıyor ve bu davranışları benimsiyorsunuz.

Temsili çöp adam

Bir Koltuğa İki Karpuz Sığar

Dikkatimizi çeken bir diğer husus, pek çok meslek kolunda birden çok görevin bir kişi tarafından yürütülüyor olmasıydı. İlk şaşkınlığı tur şoförümüzün aynı zamanda tur rehberimiz olduğunu görünce yaşamıştık. Bir yandan otobüsü kullandı, bir yandan yakasındaki mikrofon ile bize gezdiğimiz yerler hakkında bilgi verdi, bizi eğlendirmek için espriler yaptı, molalarda çay kahve ikram etti, hatta mangal yaktı. Evet, Avustralya'da tura çıkarsanız göreceksiniz ki bütün bu görevleri sadece bir kişi yapabiliyor. Hem de hakkını vererek. Gerçekten hayranlık uyandırıcı...

Gelelim bir diğer örneğe... İkinci şaşkınlığımızı yoga eğitmenimizin aynı zamanda satış ve danışma görevlisi olduğunu görünce yaşamıştık. Resepsiyonda duran, bizi karşılayan, kaydımızı yapan, bize tesisi tanıtan kişi aynı zamanda yoga dersi veriyordu. Hatta çıkışta yeniden resepsiyona geçiyor memnun kalıp kalmadığımızı, üyelik yaptırmak isteyip istemediğimizi sorup bizi uğurluyordu.


Öyleyse Avustralya'ya dair en güzel şeylerden biri; insanların her türlü görevi gocunmadan, saçma sapan çekingenlikler ve aşağılık kompleksleri yaşamadan yapabilmesi değilse nedir...

Yazılarımızı beğeniyorsanız ve bizi daha fazla yazmak için motive etmek istiyorsanız lütfen yorum yapmayı ve paylaşmayı ihmal etmeyiniz :) İlginiz ve zamanınız için teşekkürler...